Özellikle son dönemlerde herkesin kabusu olan pandemiden sonra herkesin istediği tek bir şey var o da kendisinin ve sevdiklerinin bağışıklık sistemini güçlendirmek.

Çıkması beklenen koronavirüs aşısı bir RNA virüsü içerir. Aşı hücreleri genetik olarak değiştirebilir ve bu aşanın kişiyi genetik olarak nasıl değiştireceği bilinmemektedir. Dolayısıyla, bu tür bir aşı senaryonun nasıl kontrol altına alabileceğinde virüsün hücreye bulaşmasını önlemek ve yayılmasını azaltmak açısından faydalı olması beklenmektedir.

Fakat her ne olursa olsun güçlü bir bağışıklık sistemi en temel korunma faktörüdür. Bu sebeple bağışıklık sisteminin nasıl güçlendirileceğinin bilinmesi oldukça önemlidir.


Uçucu Yağlar

Milyar dolarlık uçucu yağlar endüstrisinin popüler olmasını birçok haklı nedeni vardır. Bu sektör yakından incelendiğinde bu uçucu yağların merdiven altı üretim yapan birçok şirkette bulunmaktadır. Bu yüzden uçucu yağları güvenilir bir kaynaktan almaya dikkat etmek gerekir.

Uçucu yağlar en çok kokuları ile bilinir. Uçucu yağların solunması, burun boşluğundaki sinyalleri koku ampulünden geçirerek duyularımızın merkezi olan limbik sisteme aktaran 1000’den fazla reseptörü uyarır. Oradan, otonom sinir, endokrin ve bağışıklık sistemlerini etkileyebilir.

Nane ve lavanta yağı, uçucu yağlara örnek verilebilir.


Meditasyon

Meditasyon kesinlikle bir inanç sistemi değildir; meditasyon inanılması gereken bir uygulama olmayıp, dünyadaki en saygın bilimsel kurumlarca yararları kanıtlanmış olan, beden, zihin ve ruhun eş zamanlı olarak fayda gördüğü bir şifalandırma tekniğidir.

Meditasyonun beden, zihin ve ruh sağlığımız üzerindeki olumlu etkileri, Harvard Tıp Fakültesi, Massachusetts Institute of Technology, Yale Üniversitesi, Massachusettes General Hospital’e bağlı olan “Benson-Henry Beden ve Zihin Tıbbı Enstitüsü” vb. gibi, bilim dünyasında öncü kurumlar tarafından yapılan birçok bilimsel araştırma ile kanıtlanmıştır.

Her ne kadar meditasyon uygulamasının kendi başına bir tedavi olarak düşünülmemesi gerekirse de yapılan tüm bu bilimsel araştırmalar, meditasyonun birçok sağlık sorununa iyi geldiğini ortaya koymaktadırlar.

Bu da meditasyonun bağışıklığı güçlendirdiğinin en kesin örneklerinden bir tanesidir.


Uyku

Bağışıklık sistemini güçlendirmek sadece alınan mineral ve vitaminlerle ilgili değildir. Düzenli ve kaliteli bir uyku bile bağışıklık konusunda öne çıkan bir etmendir. Uyku ve bağışıklık sistemi arasındaki bağ aslında oldukça bilimseldir. Uyku hormonu olarak bilinen ve beyinden salgılanan melatonin, vücuttaki bakteri ve toksinlerle savaşan mucizevi bir antioksidandır. Bunun için her bünyede bu melatoninin yeterince salgılanması gerekir. Ancak şunu unutmamak gerekir; bu hormon karanlığa duyarlıdır ve sadece gece uykularında görülür.

Bu yüzden gece uykuları sağlık açısından, öğle vakti şekerlemelerinden çok daha kıymetlidir. Ayrıca uyku ve bağışıklık arasında güçlü bir bağ daha bulunur. Belirli bağışıklık hücreleri uyku sırasında oldukça aktiftir.

Bu yüzden uyuma esnasında vücudun iyileşmesi hız kazanır. Çünkü gün içinde harcanan enerjinin tam tersine, vücut her yönüyle uykuya adapte olur.


Egzersiz

Evde egzersiz yapmak kolaydır, bir mini trambolin üzerinde egzersiz yapmak özellikle bağışıklık sistemini uyarır. Tüm kan grupları için ideal bir egzersiz şeklidir çünkü çok az enerji gerektirir, ancak hızla bağışıklığı yeniden oluşturur.

Vücudun yabancı işgalcilerle savaşmasına yardımcı olan T hücrelerini uyarır. Mini bir trambolin üzerinde zorlayan bir aerobik antrenmanı yapmak zorunda olunmaz. Günde bir veya iki kez beş dakika yeterli olacaktır ve düşük etkili aktivite yapmak uygundur.

Tam olarak zıplanmasa bile, topukları yükseltmek ve ayak parmakları yüzeyde tutmaya çalışmakla iyi bir egzersiz yapılabilir. Egzersizle artan oksijen düzeyleri zararlı bakterileri öldürmeye yardımcı olur ve kişiyi fiziksel ve zihinsel olarak uyararak bağışıklık sistemini güçlendirir.


Sağlıklı Beslenme

Sağlıklı beslenme bağışıklık sistemi güçlü tutmak için önemlidir. Pratik fakat istikrarlı olarak bazı beslenme koşullarına dikkat etmek etkili bir bağışıklık sisteminde etkili bir fayda sağlayabilir. İşte bazı dikkat edilmesi gerekenler:

• Glüten, süt ve rafine şekerden uzak durulmalıdır çünkü karbonhidratlar şekere dönüşür.
• Aşırı yemek sindirim sistemini ciddi şekilde zayıflatır. Miden sadece kapasitenin%80’ini doldurarak ve vücudun sindirmesine yardımcı olmak için %20’sini boş bırakarak yiyecekleri sindirmek için mideye fırsat verilmelidir.
• Vücudun iç ekolojisini iyi bakterilerle doldurmak için probiyotikler tüketmek idealdir. Bunlar adeta hayatta kalma besinleridir denilebilir. Sindirim sistemini, özellikle fermente besinlerle doldurmak bazı patojenleri yok edebilen nitrik oksit bakımından zengin besinler tüketilmesi anlamına gelmektedir.
• Zaman kısıtlı beslenmek yani oruç tutmak faydaları arasında virüslerden korunmakta vardır. Son zamanlarda yapılan bir çalışmada inflamasyonda bir azalma görülmüştür. Vücut ayrıca oruçta hızlı bir şekilde artan ve vücudun artık ihtiyaç duymadığı eski hücrelerden ve proteinin artık ihtiyaç duymadığı proteinlerden kurtulmasına izin veren otofaji olan hücresel temizleme sürecinden geçmektedir. Bu sürecin, kalori azalmak değil oruç için benzersiz bir şey olduğunu belirtmek önemlidir.

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.