Ramazan ayı, ruhsal bir arınma dönemi olmasının yanı sıra fiziksel alışkanlıklarımızın da kökten değiştiği bir zamandır. Yaklaşık 15-16 saati bulan açlık ve susuzluk süreleri, özellikle dehidrasyon (vücudun aşırı su kaybetmesi) riskini beraberinde getirir. Peki, dehidrasyon tam olarak nedir ve uzun iftar-sahur aralığında sağlığımızı korumak için neler yapmalıyız?
Dehidrasyon Nedir ve Neden Hayati Önem Taşır?

En basit tanımıyla dehidrasyon, vücudun dışarıya attığı sıvı miktarının, alınan sıvı miktarından fazla olması durumudur. Vücudumuzun %60-70’i sudan oluşur ve su; kan dolaşımından eklem sağlığına, toksinlerin atılmasından beyin fonksiyonlarına kadar her alanda başroldedir.
Oruç tutarken gün boyu sıvı alımı durduğu için vücut yedek depolarını kullanır. Eğer iftar ve sahur arasında bu depo dolmazsa; şiddetli baş ağrısı, kronik yorgunluk, odaklanma güçlüğü, sindirim problemleri ve tansiyon dengesizlikleri baş gösterir. Bu nedenle Ramazan’da su tüketimi bir tercih değil, biyolojik bir zorunluluktur.
Ramazan’da Vücudun Su Rezervini Artıracak 5 Etkili Strateji
1. Su Tüketimini Zamana Yayın (İftar-Sahur Arası Rutini)
Oruç açarken yapılan en büyük hata, mideyi bir anda litrelerce suyla doldurmaktır. Bu durum hem mide asidini seyrelterek sindirimi zorlaştırır hem de böbreklerin suyu hızla dışarı atmasına neden olur.
-
Yudumlayarak İçin: İftarı bir bardak ılık suyla açtıktan sonra, sahur vaktine kadar her saat başı 1-2 bardak suyu yudum yudum içmeyi alışkanlık haline getirin.
-
Sahurda Stratejik Su Alımı: Sahurda sadece su içmek yetmez. Suyu hücre içinde tutacak lifli gıdalar (yulaf, tam tahıllar) tüketerek sıvının vücutta daha uzun süre kalmasını sağlayabilirsiniz.

2. Detoks Etkili ve Aromatik Sular Hazırlayın
Sade su içmekte zorlanıyorsanız veya iştahınız kapanıyorsa, suyunuzu hem görsel hem de lezzet olarak zenginleştirin. Suyun içine ekleyeceğiniz doğal malzemeler alkali dengesini de korur.
-
Tazeleyici Karışımlar: Suyunuza ekleyeceğiniz limon dilimleri, taze nane yaprakları veya salatalık halkalarıelektrolit dengesini destekler.
-
Doğal Tatlandırıcılar: Tarçın çubuğu veya bir adet karanfil eklemek, kan şekerinizi dengeleyerek iftar sonrası oluşabilecek tatlı krizlerini engellerken su içme isteğinizi artırır.
3. «Yenilebilir Su» Kaynaklarına Yönelin (Sıvı Oranı Yüksek Besinler)
Vücudun su ihtiyacı sadece içeceklerle değil, besinlerle de karşılanır. İftar ve sahur sofralarınızda su oranı %90’ın üzerinde olan şu besinlere mutlaka yer açın:
-
Salatalık ve Marul: Neredeyse tamamen sudan oluşurlar ve mideyi ferahlatırlar.
-
Domates ve Kapya Biber: Hem C vitamini kaynağıdırlar hem de yüksek sıvı içerikleriyle cildin kurumasını önlerler.
-
Yoğurt ve Cacık: Sahurda tüketilen ev yapımı yoğurt veya bol dereotlu bir cacık, hem kalsiyum sağlar hem de susuzluk hissini minimize eder.

4. Kafein ve Gizli Tuz Tuzaklarına Dikkat Edin
Pek çok kişi iftardan sonra demli bir çay veya sert bir kahvenin susuzluğu giderdiğini düşünür. Ancak durum tam tersidir.
-
Diüretik Etki: Kafein «diüretik» bir maddedir; yani vücudun suyu idrar yoluyla hızla dışarı atmasına neden olur. Eğer bir bardak çay içiyorsanız, yanında mutlaka fazladan bir bardak su tüketmelisiniz.
-
Şekerli İçeceklerden Kaçının: Hazır meyve suları ve asitli içecekler yoğun şeker içerir. Şeker, kanda yoğunluğu artırarak hücrelerin daha fazla suya ihtiyaç duymasına neden olur ve sizi daha çok susatır.
5. Sahurda Tok Tutan ve Sıvı Dengesi Kuran Öğünler
Sahur, ertesi günün «yakıt ikmali»dir. Burada yapılacak dengeli bir seçim, gün içindeki dehidrasyon etkilerini hafifletir.
-
Kaliteli Proteinler: Yumurta ve az tuzlu peynirler kas kaybını önlerken, yanına eklenen zeytinyağlı bir salata bağırsak hareketliliğini destekler.
-
Tuz Kontrolü: Sahurda zeytin, turşu veya işlenmiş şarküteri ürünlerinden (sucuk, pastırma vb.) uzak durun. Yüksek sodyum, ertesi gün susuzluktan ağzınızın kurumasına neden olan temel faktördür.
İftar ise oruç sonrası besin değerlerini hızla geri kazanmanız için önemlidir. İftarda, fazla yağlı ya da tuzlu yiyeceklerden kaçınarak, hafif yemekler tercih edebilirsiniz. Ayrıca, iftar sonrası hemen ağır yemeklerden kaçınmak, vücudun sindirim sisteminin rahat çalışmasını sağlar.
Ramazan Boyunca Dehidrasyondan Kaçınmanın Diğer Yöntemleri

Yavaş Yavaş Yiyecek ve İçecek Tüketin
İftarda aniden çok fazla yemek yemek, hem sindirimi zorlaştırır hem de vücudun susuz kalmasına yol açabilir. Bu yüzden iftarı, bir bardak suyla ve hafif bir yemekle açmak, ardından yavaşça ve düzenli bir şekilde yemeklerinizi yemek daha faydalıdır.
Düzenli Egzersiz Yapın
Ramazan ayında aşırı egzersiz yapmaktan kaçınılması gerekse de, hafif yürüyüşler yapmak ve vücudu fazla yormamak önemlidir. Düzenli egzersiz yapmak, metabolizmanın dengede kalmasına ve sıvı dengesinin korunmasına yardımcı olabilir. Egzersiz sonrası su kaybı yaşanmaması için mutlaka su tüketimine özen gösterin.
Ramazan Ayında Dehidrasyonu Engellemek İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler
Ramazan ayında oruç tutmak, hem ruhsal hem de bedensel açıdan büyük bir sabır gerektirir. Ancak doğru alışkanlıklar edinerek, dehidrasyon riskini en aza indirmek mümkündür. İftar ve sahurda düzenli su içmek, su içeriği yüksek gıdaları tercih etmek, kafeinli ve şekerli içeceklerden kaçınmak, vücudunuzun su dengesini koruyarak sağlıklı bir Ramazan geçirmenize yardımcı olabilir.