Bazen biriyle tanışırız ve daha birkaç dakika geçmeden ona karşı sıcaklık hissederiz. Sohbet etmek kolay gelir, yanında rahat hissederiz ve sanki uzun zamandır tanıyormuşuz gibi bir yakınlık oluşur.

Bazen de tam tersi olur. Karşımızdaki kişi henüz hiçbir yanlış yapmamıştır ama içimizden ona mesafeli yaklaşmak gelir.

Peki beynimiz bu kadar kısa sürede nasıl karar veriyor?

İlk izlenimler tamamen rastgele değildir. Beynimiz yüz ifadelerinden ses tonuna, beden dilinden geçmiş deneyimlerimize kadar pek çok bilgiyi çok hızlı değerlendirir. Ancak bu değerlendirme her zaman doğru olmak zorunda değildir.

Beynimiz İnsanları Çok Hızlı Değerlendiriyor

Yeni biriyle karşılaştığımızda beynimiz yalnızca söylediklerini dinlemez.

Aynı anda;

• Yüz ifadesini

• Göz temasını

• Ses tonunu

• Konuşma hızını

• Beden dilini

• Fiziksel mesafeyi

• Davranış biçimini

de değerlendirir.

Bunun büyük bölümü bilinçli olarak gerçekleşmez.

Karşınızdaki kişinin neden size güven verdiğini tam olarak açıklayamasanız bile beyniniz onun davranışlarından çok sayıda küçük ipucu toplamış olabilir.

Bu nedenle ilk izlenim bazen birkaç saniye içerisinde oluşabilir.

Tanıdık Gelen İnsanları Daha Çok Sevebiliriz

Yeni tanıştığınız birinin size eski bir arkadaşınızı hatırlattığını düşünün.

Belki gülüşü benzerdir. Belki konuşurken aynı kelimeleri kullanıyordur. Belki de ses tonu size tanıdık gelmiştir.

Bunu bilinçli olarak fark etmeseniz bile geçmiş deneyimleriniz yeni kişi hakkındaki değerlendirmenizi etkileyebilir.

Olumlu anılarla ilişkilendirdiğimiz özellikler taşıyan kişiler bize daha sıcak gelebilir.

Ancak bunun tersi de mümkündür.

Geçmişte sizi rahatsız eden veya üzen birine benzeyen biriyle karşılaştığınızda, o kişi henüz hiçbir şey yapmamış olsa bile daha temkinli davranabilirsiniz.

Benzerlik Yakınlık Hissini Artırabilir

İnsanların kendilerine benzeyen kişilerle daha kolay bağ kurması oldukça yaygın bir durumdur.

Benzer;

• İlgi alanları

• Mizah anlayışı

• Yaşam deneyimleri

• Değerler

• İletişim biçimleri

iki kişi arasındaki yakınlığı artırabilir.

Örneğin yeni tanıştığınız biri sizin de çok sevdiğiniz bir diziden bahsettiğinde sohbet bir anda daha kolay ilerleyebilir.

Ortak noktalar, karşımızdaki kişiyi daha öngörülebilir ve tanıdık hissettirebilir.

Fakat güçlü ilişkiler için insanların tamamen birbirine benzemesi gerekmez. Farklılıklar da ilişkileri zenginleştirebilir.

Beden Dili Sandığımızdan Daha Fazla Şey Söylüyor

Bir kişi “Tanıştığımıza çok sevindim.” diyebilir.

Ancak bunu söylerken gözlerini sürekli kaçırıyor, yüzünde gergin bir ifade bulunuyor veya sizden belirgin biçimde uzak duruyorsa beyniniz sözlerden farklı bir mesaj algılayabilir.

İletişimde yalnızca kelimeleri değerlendirmeyiz.

Yüz ifadeleri, jestler, duruş ve ses tonu da karşımızdaki kişinin duygusal durumu hakkında ipuçları sağlar.

Özellikle doğal bir gülümseme, rahat beden dili ve karşılıklı iletişime açık bir tavır kişinin daha sıcak algılanmasına katkıda bulunabilir.

Koku Bile İlk İzlenimi Etkileyebilir

İnsanların birbirleri hakkındaki değerlendirmelerinde koku da rol oynayabilir.

Parfüm, şampuan, kıyafet kokusu veya çevresel kokular farkında olmadan kişiyi belirli anılarla ilişkilendirmemize neden olabilir.

Koku duyusu hafıza ve duygularla yakından bağlantılıdır.

Bu nedenle yıllardır duymadığınız bir koku sizi bir anda çocukluğunuza götürebilir.

Benzer şekilde yeni tanıştığınız birinin kokusu da sizde açıklayamadığınız bir yakınlık veya rahatsızlık hissi oluşturabilir.

Ancak bunu “Vücudumuz kimin bize uygun olduğunu kokusundan anlıyor.” gibi kesin bir biyolojik eşleşme sistemi olarak yorumlamak doğru değildir.

Ruh Halimiz de Karşımızdaki Kişiyi Etkiliyor

İlk izlenimin yalnızca karşımızdaki insanla ilgili olduğunu düşünürüz.

Oysa bizim o anda nasıl hissettiğimiz de önemlidir.

Çok stresli, yorgun veya gergin olduğunuz bir gün yeni tanıştığınız kişiye daha mesafeli yaklaşabilirsiniz.

Tam tersine keyifli olduğunuz bir ortamda tanıştığınız biri size daha olumlu gelebilir.

Yani bazen “O kişiden hiç elektrik alamadım.” dediğimiz durumun bir kısmı, aslında kendi ruh halimizle ilişkili olabilir.

“İçime Sinmedi” Hissi Nereden Geliyor?

Bazen bir kişi hakkında hiçbir somut neden gösteremeden rahatsızlık hissederiz.

Bu hissi tamamen yok saymak doğru olmayabilir. Beynimiz bilinçli olarak fark etmediğimiz davranışsal ipuçlarını değerlendirebilir.

Örneğin kişinin söyledikleri ile davranışları arasında tutarsızlık olabilir.

Ancak burada önemli bir ayrım vardır:

Sezgi her zaman gerçek değildir.

Geçmiş deneyimlerimiz, önyargılarımız ve beklentilerimiz de aynı hissi oluşturabilir.

Dolayısıyla “İçime sinmedi.” önemli bir kişisel sinyal olabilir ancak tek başına karşımızdaki kişinin kötü veya güvenilmez olduğunu kanıtlamaz.

İlk İzlenimler Neden Yanılabilir?

İlk izlenimler hızlıdır ama kusursuz değildir.

Sessiz bir insanı soğuk, heyecanlı bir insanı güvensiz, göz teması kurmakta zorlanan birini ilgisiz olarak değerlendirebiliriz.

Oysa kişi yalnızca utangaç olabilir, kötü bir gün geçiriyor olabilir veya sosyal ortamlarda kendisini rahat hissetmiyor olabilir.

Bir başka önemli etki de halo etkisidir.

Bir kişinin tek bir olumlu özelliği, onun diğer özelliklerini de olduğundan daha olumlu değerlendirmemize neden olabilir. Bunun tersi de yaşanabilir: Hoşumuza gitmeyen tek bir özellik bütün kişilik değerlendirmemizi etkileyebilir.

Bu yüzden ilk izlenimler faydalı bilgiler verse de bir insanın karakteri hakkında kesin karar vermek için yeterli değildir.

İlk Görüşte Hissettiğimiz Şey Gerçek mi?

Evet, hissettiğimiz yakınlık veya mesafe gerçektir.

Ama bu hissin yorumu her zaman doğru olmayabilir.

Beynimiz yeni karşılaştığımız insanları değerlendirirken mevcut bilgileri geçmiş deneyimlerimizle karşılaştırır ve çok hızlı tahminlerde bulunur.

Bu sistem sosyal hayatımızı kolaylaştırır. Her yeni insanı sıfırdan ve uzun uzun analiz etmek zorunda kalmayız.

Ancak beynimizin yaptığı hızlı tahminleri kesin gerçekler gibi kabul etmek de bizi yanıltabilir.

Bu yüzden yeni biriyle tanıştığınızda ilk izleniminizi fark edin ama ona biraz hareket alanı bırakın.

Çünkü bazen ilk dakikada çok sevdiğimiz biri zamanla düşündüğümüzden farklı çıkabilir. İlk başta mesafeli olduğumuz biri ise birkaç sohbet sonra hayatımızdaki en sevdiğimiz insanlardan birine dönüşebilir.

Yoruma Kapalı