Sabah uyandığınızda o gün mutlaka tamamlamanız gereken bir iş olduğunu biliyorsunuz. Ancak önce telefonunuza bakıyor, sonra kahve hazırlıyor, ardından başka küçük işlerle ilgileniyorsunuz. Bir bakmışsınız saatler geçmiş ve asıl yapmanız gereken işe hâlâ başlamamışsınız.

Üstelik ertelediğiniz iş aklınızdan da çıkmıyor. Gün boyunca bir köşede duruyor, zaman zaman suçluluk ve huzursuzluk hissetmenize neden oluyor.

Peki neden yapmamız gerektiğini bildiğimiz şeyleri sürekli erteliyoruz? Erteleme alışkanlığı gerçekten tembellikten mi kaynaklanıyor, yoksa arkasında farklı psikolojik nedenler mi var?

Erteleme Alışkanlığı Nedir?

Erteleme, yapılması gereken bir işi geciktirmenin olumsuz sonuçları olabileceğini bilmemize rağmen o işi gereksiz yere sonraya bırakmamızdır.

Ancak her geciktirme davranışı erteleme alışkanlığı anlamına gelmez.

Örneğin daha acil bir iş çıktığı için planınızı değiştirmek, dinlenmeye ihtiyaç duyduğunuzda mola vermek veya bir görevi daha uygun bir zamana planlamak bilinçli kararlar olabilir.

Erteleme alışkanlığında ise kişi genellikle yapmak istediği veya yapması gerektiği bir işi, kendisini kısa süreliğine daha iyi hissettiren başka bir davranışla değiştirir.

Örneğin önemli bir rapor hazırlamak yerine masanızı düzenlemek, sınava çalışmak yerine sosyal medyada gezinmek veya egzersiz yapmak yerine yeni bir antrenman programı araştırmak gibi.

Dışarıdan bakıldığında meşgul görünseniz bile asıl göreviniz ilerlemeyebilir.

Ertelemenin Nedeni Gerçekten Tembellik mi?

Erteleme davranışı sıklıkla tembellikle karıştırılır. Ancak psikolojik araştırmalar, ertelemenin birçok durumda duygu düzenleme güçlükleriyle ilişkili olduğunu gösteriyor.

Bir görev gözünüzde büyüdüğünde, başarısız olmaktan korktuğunuzda veya nereden başlayacağınızı bilemediğinizde rahatsızlık hissedebilirsiniz.

Bu rahatsızlıktan uzaklaşmanın en kolay yolu ise görevi bir süreliğine düşünmemektir.

İşi ertelediğinizde kısa süreli bir rahatlama yaşarsınız. Ancak yapılması gereken görev ortadan kalkmaz.

Bir süre sonra zaman baskısı, stres ve suçluluk duygusu artabilir.

Böylece erteleme davranışı kendi kendisini besleyen bir döngüye dönüşebilir.

Mükemmeliyetçilik Ertelemeye Neden Olabilir

İlk bakışta mükemmeliyetçi insanların işlerini daha erken tamamlaması gerektiğini düşünebilirsiniz. Ancak bazen tam tersi yaşanabilir.

Bir işi kusursuz yapmak isteyen kişi, yeterince iyi yapamayacağından endişelendiği için başlamayı geciktirebilir.

“Hazır olduğumda başlayacağım.”

“Önce bütün detayları öğrenmeliyim.”

“Şu an yeterince iyi yapamayacağım.”

Bu düşünceler başlangıçta mantıklı görünebilir. Ancak sürekli tekrarlandığında harekete geçmenin önünde engel oluşturabilir.

Özellikle yaratıcı işler, önemli kararlar ve değerlendirilme ihtimali bulunan görevlerde bu durum daha belirgin olabilir.

Burada yardımcı olabilecek yaklaşım, ilk denemenin kusursuz olmak zorunda olmadığını kabul etmektir.

Bazen kötü bir ilk taslak hazırlamak, hiç başlamamaktan çok daha faydalıdır. Çünkü üzerinde çalışabileceğiniz bir şey ortaya çıkmış olur.

Beynimiz Neden Kolay Olanı Seçiyor?

İnsanlar genellikle hemen elde edebilecekleri ödüllere, gelecekte kazanacakları faydalardan daha fazla önem verme eğilimindedir.

Örneğin düzenli egzersiz yapmanın uzun vadede sağlığımıza katkı sağlayacağını biliriz. Ancak o anda koltukta oturup sevdiğimiz diziyi izlemek daha cazip gelebilir.

Benzer şekilde bir sınava hazırlanmanın gelecekteki faydası önemli olsa da telefonumuza gelen yeni bir bildirim anında dikkatimizi çekebilir.

Bu durum psikolojide anlık ödüllere yönelme eğilimi ile ilişkilidir.

Özellikle zor, sıkıcı veya sonucu uzun vadede görülecek görevlerde erteleme isteği artabilir.

Bu nedenle yalnızca gelecekte elde edeceğiniz büyük sonuca odaklanmak yerine bugünkü çabanızı kolaylaştıracak küçük hedefler oluşturmak daha işlevsel olabilir.

Sürekli Ertelemek Stresi Artırabilir mi?

Bir işi ertelemek başlangıçta rahatlatıcı gelebilir. Ancak zaman ilerledikçe tamamlanmamış görevlerin oluşturduğu baskı artabilir.

Son teslim tarihi yaklaştığında kişi kendisini yoğun bir çalışma temposunun içinde bulabilir.

Bu süreçte:

• Kaygı ve stres artabilir.

• Uyku düzeni bozulabilir.

• Yapılan işin kalitesi etkilenebilir.

• Kişi kendisine karşı daha eleştirel hale gelebilir.

• Günlük yaşamda kontrol kaybı hissi oluşabilir.

Bazı insanlar son dakikada daha iyi çalıştıklarını söyler. Zaman baskısı gerçekten de bazı kişilerde kısa süreli odaklanmayı artırabilir.

Ancak bu durum ertelemenin her zaman verimli bir yöntem olduğu anlamına gelmez. Özellikle sürekli hale geldiğinde kişinin ruh halini ve yaşam düzenini olumsuz etkileyebilir.

Erteleme Alışkanlığını Azaltmanın 7 Yolu

Ertelemeyi azaltmak için kendinizi sürekli zorlamak veya her gün yüksek motivasyonla uyanmayı beklemek zorunda değilsiniz.

Günlük yaşamda uygulayabileceğiniz bazı yöntemler bulunuyor.

1. Büyük işleri küçük parçalara ayırın.

“Bugün bütün evi temizleyeceğim” yerine “Önce mutfak tezgâhını düzenleyeceğim” demek başlamayı kolaylaştırabilir.

2. Beş dakika kuralını deneyin.

Yapmanız gereken işe yalnızca beş dakika ayırmayı hedefleyin. Başladıktan sonra devam etmek daha kolay gelebilir. Ancak beş dakika sonunda bırakmanız da başarısızlık değildir.

3. Başlama saatini belirleyin.

“Bugün spor yapacağım” yerine “Saat 18.30’da yürüyüşe çıkacağım” gibi somut bir plan oluşturun.

4. Dikkat dağıtıcıları azaltın.

Telefon bildirimlerini kapatmak, çalışma alanını düzenlemek ve gereksiz sekmeleri kapatmak odaklanmayı kolaylaştırabilir.

5. Görevi kolaylaştırın.

Sabah yürüyüşü yapacaksanız spor ayakkabılarınızı akşamdan hazırlayın. Sağlıklı yemek yapmak istiyorsanız gerekli malzemeleri önceden planlayın.

6. Küçük ilerlemeleri fark edin.

Yalnızca tamamlanan büyük işlere değil, attığınız küçük adımlara da değer verin.

7. Bir gün aksadığında tamamen bırakmayın.

Planladığınız bir işi bugün yapamamış olmanız, bütün düzeninizin bozulduğu anlamına gelmez. Ertesi gün yeniden başlayabilirsiniz.

Motivasyon Beklemek Yerine Bir Düzen Oluşturun

Erteleme alışkanlığını azaltmanın önemli yollarından biri, her göreve başlamadan önce motivasyon hissetmeyi beklememektir.

Çünkü motivasyon gün içerisinde değişebilir.

Bazı sabahlar enerjik uyanır, yapılacaklar listenizdeki bütün işleri tamamlamak istersiniz. Bazı günler ise en basit göreve başlamak bile zor gelebilir.

Bu nedenle yalnızca istekli olduğunuz zamanlarda çalışmak yerine uygulanabilir bir düzen oluşturmak önemlidir.

Örneğin haftada üç gün yürüyüş yapmak istiyorsanız hangi günlerde ve hangi saatlerde yürüyeceğinizi önceden belirleyebilirsiniz.

Başlangıçta 45 dakikalık bir yürüyüş gözünüzde büyüyorsa 15 dakikayla başlayabilirsiniz.

Amaç ilk günden mükemmel bir program uygulamak değil, devam edebileceğiniz bir alışkanlık oluşturmaktır.

Erteleme Ne Zaman Daha Ciddi Bir Soruna İşaret Edebilir?

Herkes zaman zaman işlerini erteleyebilir. Özellikle yoğun, stresli veya yorgun olduğumuz dönemlerde bu davranış daha sık görülebilir.

Ancak erteleme uzun süredir devam ediyor, iş yaşamınızı, eğitiminizi veya günlük sorumluluklarınızı belirgin şekilde etkiliyorsa altında farklı nedenler bulunabilir.

Kaygı bozuklukları, depresyon, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) veya yoğun tükenmişlik gibi durumlar bazı kişilerde görevlere başlamayı ve işleri sürdürmeyi zorlaştırabilir.

Bu nedenle sürekli erteleme davranışını yalnızca irade eksikliği olarak değerlendirmek doğru değildir. Günlük yaşamınızı önemli ölçüde etkiliyorsa profesyonel destek almak faydalı olabilir.

Erteleme alışkanlığını değiştirmek için bütün hayatınızı bir günde düzene sokmanız gerekmiyor.

Uzun zamandır başlamayı beklediğiniz bir iş varsa bugün kendinize küçük bir hedef belirleyin.

Her şeyi bitirmek zorunda değilsiniz. Bazen en önemli ilerleme, yalnızca başlamaktır.

Yoruma Kapalı