Hiçbir şikâyetiniz olmadığı halde tansiyonunuzun yüksek çıktığı oldu mu? Ya da stresli bir günün ardından tansiyonunuzu ölçtüğünüzde normalden daha yüksek bir değerle karşılaştınız mı?

Tansiyon, gün içerisinde sabit kalan bir değer değildir. Hareket ettiğimizde, heyecanlandığımızda, dinlendiğimizde ve hatta uyuduğumuzda bile değişebilir. Ancak bu değişimlerin her biri yüksek tansiyon hastalığı anlamına gelmez.

Öte yandan hipertansiyon olarak bilinen yüksek tansiyon, uzun süre belirti vermeden ilerleyebilen önemli bir sağlık sorunudur. Bu nedenle yalnızca baş ağrısı veya çarpıntı gibi belirtilerin ortaya çıkmasını beklemek doğru değildir.

Peki tansiyon neden yükselir, hangi günlük alışkanlıklar tansiyonu etkiler ve ne zaman dikkatli olmak gerekir?

Tansiyon Nedir ve Neden Yükselir?

Tansiyon, kanın damar duvarlarına uyguladığı basınçtır. Ölçüm sırasında iki farklı değer elde edilir.

Büyük tansiyon (sistolik basınç): Kalp kasıldığında damarlarda oluşan basıncı gösterir.

Küçük tansiyon (diyastolik basınç): Kalp atımları arasında, kalp gevşediğinde damarlardaki basıncı ifade eder.

Örneğin 120/80 mmHg şeklindeki bir ölçümde ilk sayı büyük, ikinci sayı küçük tansiyondur.

Kan basıncı; kalbin pompaladığı kan miktarı, damarların direnci, böbreklerin sıvı ve tuz dengesini düzenlemesi ve çeşitli hormonal mekanizmalardan etkilenir.

Tansiyonun kısa süreli yükselmesi her zaman bir hastalık belirtisi değildir. Ancak kan basıncının sürekli yüksek seyretmesi zaman içerisinde kalp, beyin, böbrekler ve damarlar üzerinde olumsuz etkilere yol açabilir.

1. Fazla Tuz Tüketimi Tansiyonu Etkileyebilir

Tansiyon denildiğinde akla ilk gelen beslenme alışkanlıklarından biri tuz tüketimidir.

Tuzun içindeki sodyum, vücudun sıvı dengesinin düzenlenmesinde önemli rol oynar. Ancak gereğinden fazla sodyum tüketmek bazı kişilerde kan basıncının yükselmesine katkıda bulunabilir.

Üstelik günlük tuz tüketimimizin tamamı yemeklere sonradan eklediğimiz tuzdan gelmez.

Paketli atıştırmalıklar, işlenmiş et ürünleri, hazır soslar, turşular ve bazı peynir çeşitleri de yüksek miktarda sodyum içerebilir.

Tuz tüketimini azaltmak için:

• Yemeklerin tadına bakmadan tuz eklemeyin.

• Paketli ürünlerin etiketlerini inceleyin.

• Yemekleri lezzetlendirmek için baharatlardan ve otlardan yararlanın.

• Çok tuzlu işlenmiş gıdaları daha seyrek tüketin.

Dünya Sağlık Örgütü yetişkinler için günlük toplam tuz tüketiminin 5 gramın altında tutulmasını önermektedir. Bu miktara yiyeceklerin doğal olarak içerdiği ve hazırlanırken eklenen tuz da dahildir.

2. Stres Tansiyonu Yükseltir mi?

Yoğun bir tartışma, önemli bir toplantı veya beklenmedik bir olay sırasında kalbinizin daha hızlı attığını fark edebilirsiniz.

Stresli durumlarda vücut adrenalin gibi hormonların etkisiyle daha hızlı tepki vermeye hazırlanır. Bu süreçte kalp atış hızı ve kan basıncı geçici olarak yükselebilir.

Ancak stres sırasında tansiyonun yükselmesi ile sürekli hipertansiyon hastası olmak aynı şey değildir.

Kronik stresin tansiyon üzerindeki etkileri daha karmaşıktır. Ayrıca stres dönemlerinde uyku düzeninin bozulması, fiziksel aktivitenin azalması, alkol tüketiminin artması veya beslenme alışkanlıklarının değişmesi de dolaylı olarak etkili olabilir.

Bu nedenle stres yönetimi genel kalp ve damar sağlığı açısından önemlidir.

Kısa yürüyüşler, düzenli egzersiz, yeterli uyku ve dinlenmeye zaman ayırmak günlük stresin yönetilmesine yardımcı olabilir.

3. Hareketsiz Yaşam ve Fazla Kilo

Günün büyük bölümünü oturarak geçirmek yalnızca kaslarımızı etkilemez. Uzun vadede kalp ve damar sağlığı açısından da olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Düzenli fiziksel aktivite, kan basıncının kontrolünü destekleyen önemli yaşam tarzı alışkanlıklarından biridir.

Özellikle fazla kilosu bulunan kişilerde sağlıklı ve sürdürülebilir kilo kaybı tansiyon değerlerinin iyileşmesine yardımcı olabilir.

Ancak burada amaç herkesin aynı kiloya ulaşması değildir. Kişinin mevcut sağlık durumu, vücut yapısı ve diğer risk faktörleri birlikte değerlendirilmelidir.

Hareket etmeye başlamak için de mutlaka spor salonuna gitmek gerekmez.

Tempolu yürüyüş, bisiklet, yüzme veya kişinin fiziksel kapasitesine uygun başka aktiviteler günlük hareket miktarını artırmak için değerlendirilebilir.

4. Kahve ve Kafein Tansiyonu Artırabilir mi?

Kahve içtikten sonra tansiyonun yükselip yükselmediği sık merak edilen konulardan biridir.

Kafein bazı kişilerde kan basıncında geçici bir artışa neden olabilir. Ancak bu etki kişiden kişiye değişir ve düzenli kafein tüketenlerde farklılık gösterebilir.

Dolayısıyla kahve içen herkesin hipertansiyon geliştireceğini söylemek doğru değildir.

Bununla birlikte özellikle yüksek miktarda kafein içeren enerji içecekleri ve diğer ürünlerin tüketiminde dikkatli olunmalıdır.

Tansiyon ölçümü yapmadan önceki 30 dakika içerisinde kafein tüketmemek, sigara içmemek ve egzersiz yapmamak daha güvenilir bir ölçüm elde etmek açısından önemlidir.

5. Uyku Düzeni Tansiyonla İlişkili mi?

Uyku sırasında kan basıncı genellikle gündüz saatlerine göre düşer. Ancak yetersiz veya kalitesiz uyku, kan basıncının düzenlenmesini olumsuz etkileyebilir.

Özellikle uyku apnesi, hipertansiyonla ilişkili önemli sağlık sorunlarından biridir.

Uyku apnesinde gece boyunca solunum tekrar tekrar kesintiye uğrayabilir. Bu durum uyku kalitesini bozarken kalp ve damar sistemi üzerinde de yük oluşturabilir.

Yüksek sesli horlama, uykuda nefesin durduğunun fark edilmesi ve gündüz aşırı uyku hali gibi belirtiler varsa tıbbi değerlendirme önemlidir.

Düzenli uyku saatleri oluşturmak ve uyku kalitesini korumak genel sağlığın önemli parçalarındandır.

6. Sigara, Alkol ve Bazı İlaçlar

Sigara ve diğer nikotin içeren ürünler kan basıncını ve kalp atım hızını geçici olarak artırabilir. Tütün kullanımı ayrıca kalp ve damar hastalıkları açısından önemli bir risk faktörüdür.

Aşırı alkol tüketimi de kan basıncının yükselmesine katkıda bulunabilir.

Bunların dışında bazı ilaçlar tansiyon değerlerini etkileyebilir.

Örneğin bazı ağrı kesiciler, burun açıcı ilaçlar ve belirli reçeteli tedaviler kan basıncında yükselmeye neden olabilir.

Bu nedenle tansiyonunuz yüksekse kullandığınız ilaçları doktorunuzla paylaşmanız önemlidir. Ancak reçeteli ilaçlarınızı kendi kararınızla bırakmamalısınız.

Tansiyon Yüksekliği Belirti Verir mi?

Hipertansiyonun en dikkat çekici özelliklerinden biri çoğu zaman belirgin bir belirtiye neden olmamasıdır.

Bu nedenle yüksek tansiyon bazen rutin kontroller sırasında fark edilir.

Baş ağrısı, baş dönmesi veya çarpıntı gibi şikâyetler yaşanabilir ancak bunlar hipertansiyona özgü değildir. Ayrıca bu belirtilerin olmaması tansiyonun normal olduğu anlamına gelmez.

Yüksek tansiyon tanısı genellikle tek bir ölçüme dayanarak konulmaz. Farklı zamanlarda yapılan uygun ölçümler ve gerektiğinde evde veya 24 saatlik cihazla yapılan takip değerlendirmeye yardımcı olur.

Tansiyon Nasıl Doğru Ölçülür?

Evde tansiyon ölçüyorsanız doğru teknik kullanmak oldukça önemlidir.

• Ölçümden önce en az 5 dakika sakin şekilde oturun.

• Sırtınızı destekleyin ve ayaklarınızı yere basın.

• Bacak bacak üstüne atmayın.

• Kolunuzu kalp hizasında destekleyin.

• Uygun manşon boyutuna sahip, doğrulanmış bir üst kol tansiyon cihazı kullanın.

• Ölçüm sırasında konuşmayın.

• Ölçümlerinizi tarih ve saatleriyle birlikte kaydedin.

Tek bir yüksek değer gördüğünüzde paniğe kapılmak yerine ölçüm koşullarını kontrol etmek ve sağlık profesyonelinin önerdiği takip planına uymak önemlidir.

Ancak büyük tansiyon 180 veya küçük tansiyon 120 mmHg üzerinde çıkarsa, en az bir dakika dinlendikten sonra yeniden ölçün. Değer hâlâ bu düzeydeyse belirti olmasa bile gecikmeden tıbbi yardım alın.

Bu değerlere göğüs ağrısı, nefes darlığı, konuşma bozukluğu, görme değişikliği veya güçsüzlük gibi belirtiler eşlik ediyorsa beklemeden 112’yi arayın.

Yürüyüş Tansiyon Kontrolüne Yardımcı Olabilir mi?

Düzenli yürüyüş, kan basıncının kontrolünü destekleyebilen fiziksel aktivitelerden biridir.

Sağlıklı yetişkinler için genel öneri, haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta aerobik aktivite yapmaktır. Bu süre kişinin durumuna göre haftanın farklı günlerine bölünebilir.

Örneğin haftanın beş günü 30 dakika tempolu yürümek iyi bir hedef olabilir.

Ancak uzun süredir hareketsizseniz veya kontrolsüz yüksek tansiyonunuz varsa egzersizin türünü ve yoğunluğunu sağlık profesyoneliyle değerlendirmeniz gerekebilir.

Unutmayın, yürüyüş ve diğer yaşam tarzı değişiklikleri tansiyon kontrolüne katkı sağlasa da doktorunuzun önerdiği ilaç tedavisinin yerine geçmez.

Tansiyon sağlığı için yalnızca tuzu azaltmak veya daha fazla yürümek değil, bütün yaşam düzenini değerlendirmek önemlidir.

Düzenli hareket etmek, dengeli beslenmek, yeterince uyumak ve kan basıncınızı takip etmek, kalp ve damar sağlığınızı korumak için atabileceğiniz önemli adımlardır.

Yoruma Kapalı