“Yarın başlarım.”

“Şimdi canım istemiyor.”

“Biraz daha sosyal medyada vakit geçireyim, sonra yaparım.”

Hepimiz hayatımızın bir döneminde önemli bir işi sürekli ertelediğimiz olmuştur. Yapılması gerekeni bildiğimiz halde harekete geçememek çoğu zaman tembellik olarak değerlendirilir. Oysa araştırmalar, erteleme davranışının çoğu zaman tembellikten değil, duygularımızı yönetme biçimimizden kaynaklandığını gösteriyor.

Peki neden bazı insanlar işleri son dakikaya bırakıyor? Erteleme alışkanlığı nasıl oluşuyor ve bundan kurtulmak mümkün mü?

Erteleme Nedir?

Erteleme, yapılması gereken bir işi bilerek daha sonraya bırakmak ve bu süreçte yerine daha kolay veya daha keyifli bir işle meşgul olmaktır.

Örneğin;

• Çalışmanız gerekirken sosyal medyada vakit geçirmek.

• Spor yapmak yerine dizi izlemek.

• Önemli bir telefon görüşmesini günlerce ertelemek.

• Sağlıklı beslenmeye “Pazartesi başlarım.” demek.

Bu davranış kısa süreli rahatlama sağlasa da uzun vadede stresin artmasına neden olabilir.

Ertelemenin Gerçek Nedeni Tembellik Değil

Erteleme çoğu zaman motivasyon eksikliğiyle açıklansa da işin arkasında farklı psikolojik nedenler bulunabilir.

Beynimiz zor, belirsiz veya bizi kaygılandıran görevlerden kaçınma eğilimindedir. Bunun yerine anlık olarak keyif veren aktiviteleri seçmek daha kolay gelir.

Kısacası erteleme, çoğu zaman zamanı değil duyguları yönetme biçimimizle ilgilidir.

Mükemmeliyetçilik Ertelemeyi Tetikleyebilir

“Ya istediğim gibi olmazsa?”

“En iyisini yapmalıyım.”

Bu düşünceler ilk bakışta motive edici gibi görünse de tam tersi etki yaratabilir.

Mükemmel sonuç hedefi gözümüzde büyüdükçe işe başlamak zorlaşır. Sonunda hiç başlamamak, eksik yapmaktan daha güvenli hissettirebilir.

Oysa çoğu zaman kusursuz başlamaktan daha önemli olan, başlamaktır.

Başarısızlık Korkusu

Bazı insanlar işi ertelediklerinde başarısız olurlarsa bunu hazırlıksız olmalarına bağlayabileceklerini düşünür.

Bu durum kısa vadede kendini koruma yöntemi gibi görünse de zamanla özgüveni zedeleyebilir.

Başarısızlık ihtimalini kabul etmek yerine sürekli ertelemek, kişinin potansiyelini göstermesini de engelleyebilir.

Karar Vermek Zorlaştıkça Erteleme Artabilir

Yapılacak iş çok büyük veya karmaşık olduğunda nereden başlanacağını bilememek de ertelemeye neden olabilir.

Beyin belirsizlikten hoşlanmaz.

Bu yüzden büyük hedefleri küçük adımlara bölmek işe başlamayı kolaylaştırabilir.

Dijital Dünyanın Etkisi

Telefon bildirimleri, sosyal medya ve sürekli gelen mesajlar dikkatimizi kolayca dağıtabilir.

Bir işe odaklanmaya çalışırken gelen tek bir bildirim bile dikkatin bölünmesine neden olabilir. Ardından “Bir dakika bakıp döneceğim.” derken dakikalar hatta saatler geçebilir.

Bu nedenle çalışma sırasında bildirimleri kapatmak veya telefonu görüş alanı dışına koymak odaklanmayı kolaylaştırabilir.

Ertelemenin Zararları Nelerdir?

Sürekli ertelemek yalnızca işlerin birikmesine neden olmaz.

Zamanla;

• Stres seviyesini artırabilir.

• Suçluluk duygusuna yol açabilir.

• Özgüveni olumsuz etkileyebilir.

• Uyku düzenini bozabilir.

• Performansı düşürebilir.

• Günlük yaşam kalitesini azaltabilir.

Kısa süreli rahatlama hissi yerini çoğu zaman daha büyük bir baskıya bırakır.

Erteleme Alışkanlığını Azaltmak İçin Neler Yapabilirsiniz?

İşe Küçük Bir Adımla Başlayın

Bazen yalnızca beş dakika çalışmayı hedeflemek bile başlamayı kolaylaştırır.

Başladıktan sonra devam etmek çoğu zaman düşündüğünüzden daha kolaydır.

Büyük Hedefleri Parçalara Ayırın

“Kitap yazacağım.” yerine;

• İlk sayfayı yaz.

• Kaynakları topla.

• Giriş bölümünü hazırla.

gibi küçük hedefler belirlemek motivasyonu artırabilir.

Kendinize Gerçekçi Hedefler Koyun

Aynı güne onlarca görev sığdırmaya çalışmak yerine önceliklerinizi belirleyin.

Tamamlanabilir hedefler koymak başarı hissini artırır.

Dikkat Dağıtıcıları Azaltın

Odaklanmanız gereken zamanlarda telefonu sessize almak, gereksiz sekmeleri kapatmak ve çalışma ortamını sadeleştirmek işinizi kolaylaştırabilir.

Kendinizi Ödüllendirin

Tamamladığınız her küçük görevden sonra kısa bir mola vermek veya sevdiğiniz bir aktiviteyle kendinizi ödüllendirmek yeni alışkanlıklar oluşturmanıza yardımcı olabilir.

Hareket Etmek Ertelemeyi Azaltabilir mi?

Uzun süre masa başında oturmak zihinsel yorgunluğu artırabilir. Araştırmalar, kısa süreli fiziksel aktivitenin dikkat, odaklanma ve ruh hali üzerinde olumlu etkileri olabileceğini gösteriyor.

Özellikle 10-15 dakikalık tempolu bir yürüyüş, hem zihninizi toparlamanıza hem de işe yeniden odaklanmanıza yardımcı olabilir.

Bazen ihtiyacımız olan şey daha fazla kahve değil, sadece biraz hareket etmektir.

Ne Zaman Destek Alınmalı?

Erteleme davranışı günlük yaşamınızı, iş performansınızı, akademik başarınızı veya ilişkilerinizi ciddi şekilde etkilemeye başladıysa ve uzun süredir devam ediyorsa bir ruh sağlığı uzmanından destek almak faydalı olabilir.

Bazı durumlarda erteleme davranışı; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), depresyon, anksiyete veya başka psikolojik süreçlerle ilişkili olabilir. Bu nedenle altta yatan nedenin doğru değerlendirilmesi önemlidir.

Erteleme alışkanlığı karakterinizin değişmez bir parçası değildir. Çoğu zaman beynimizin kısa vadeli rahatlama isteğinin bir sonucudur. Kendinizi suçlamak yerine ertelemeye neden olan duyguları fark etmek, işleri küçük adımlara bölmek ve düzenli hareket etmeyi günlük rutininizin bir parçası haline getirmek bu döngüyü kırmanıza yardımcı olabilir. Unutmayın, büyük değişimler çoğu zaman mükemmel başlangıçlarla değil, atılan küçük ama kararlı adımlarla başlar.

Yoruma Kapalı