İnsan beyni, evrendeki en karmaşık yapılardan biri olarak kabul edilir. Yaklaşık 86 milyar sinir hücresinden oluşan bu olağanüstü organ; düşünmemizi, konuşmamızı, öğrenmemizi, hayal kurmamızı ve duygularımızı yönetmemizi sağlar. Her gün binlerce karar verir, yeni bilgiler öğrenir, anılar oluşturur ve çevremizde olup bitenleri yorumlarız. Tüm bunların merkezinde ise beynimiz yer alır.

Beynimiz hakkında doğru sandığımız pek çok yanlış bilgi de vardır. Bunların başında ise “sağ beyinli” ve “sol beyinli” olmak gelir.

Belki siz de daha önce internette karşınıza çıkan testleri çözmüş ve “Yaratıcısın çünkü sağ beynini kullanıyorsun.” ya da “Mantıklısın çünkü sol beynin baskın.” gibi sonuçlarla karşılaşmışsınızdır. Hatta bazı insanlar kendilerini tamamen sağ beyinli ya da tamamen sol beyinli olarak tanımlar.

Peki gerçekten beynimizin yalnızca bir tarafını mı kullanıyoruz? Yaratıcı insanlar sadece sağ beynini, analitik düşünenler ise yalnızca sol beynini mi kullanıyor?

Bilim insanları uzun yıllardır bu sorunun cevabını araştırıyor. Günümüzde elde edilen bulgular ise beynimizin düşündüğümüzden çok daha karmaşık çalıştığını gösteriyor.

Beynimiz Nasıl Çalışır?

İnsan beyni sağ ve sol olmak üzere iki yarım küreden oluşur. İlk bakışta birbirinden bağımsız gibi görünseler de aslında bu iki bölüm sürekli iletişim halindedir.

İki yarım küre, corpus callosum adı verilen milyonlarca sinir lifinden oluşan güçlü bir bağlantı sayesinde saniyenin çok küçük bir bölümünde bile birbirine bilgi aktarır.

Yani beynimizin bir tarafı çalışırken diğer tarafı dinlenmez. Konuşurken, kitap okurken, araba kullanırken, yemek yaparken hatta bu yazıyı okurken bile beynimizin iki yarım küresi birlikte çalışır.

Bu nedenle “İnsanlar beyninin sadece yüzde ellisini kullanır.” veya “Ben sadece sağ beynimi kullanıyorum.” gibi ifadeler bilimsel olarak doğru değildir.

Sağ Beyin ve Sol Beyin Ne İşe Yarar?

Beynimizin iki yarım küresi aynı anda çalışsa da bazı görevlerde farklı uzmanlıklara sahiptir.

Genel olarak sol yarım küre;

• Dil ve konuşmanın işlenmesinde

• Okuma ve yazmada

• Matematiksel işlemlerde

• Mantıksal düşünmede

• Planlama ve sıralama becerilerinde

daha baskın rol oynayabilir.

Sağ yarım küre ise;

• Yüzleri tanımada

• Mekânsal algıda

• Müzik ve ritim algısında

• Görsel bütünlüğü değerlendirmede

• Duyguların yorumlanmasında

• Hayal gücü ve yaratıcılıkla ilgili bazı süreçlerde

daha aktif olabilir.

Ancak bu görevlerin hiçbiri yalnızca tek bir yarım kürede gerçekleşmez. Beynimizin farklı bölgeleri sürekli birlikte çalışarak karmaşık işlemleri yerine getirir.

Sağ Beyinli veya Sol Beyinli Olmak Gerçek mi?

Bu konu yıllardır en çok tartışılan beyin efsanelerinden biridir.

Aslında “Sağ beyinli insan” veya “Sol beyinli insan” tanımı bilimsel olarak kabul edilen bir sınıflandırma değildir.

Geçmişte yapılan bazı araştırmalar, beynin iki yarım küresinin belirli görevlerde farklı roller üstlendiğini göstermiştir. Ancak zamanla bu bilgi yanlış yorumlanmış ve insanların yalnızca bir yarım küreyi kullandığı düşüncesi yaygınlaşmıştır.

Bugün kullanılan gelişmiş beyin görüntüleme yöntemleri ise bunun doğru olmadığını göstermektedir. Günlük yaşamda yaptığımız hemen her aktivitede beynimizin her iki yarım küresi de aynı anda görev alır.

Örneğin bir resim çizerken yalnızca yaratıcılığımızı kullanmayız. Aynı zamanda elimizi kontrol eder, oran hesapları yapar, renkleri ayırt eder ve gördüğümüz şekilleri analiz ederiz. Bunların tamamı beynin farklı bölgelerinin birlikte çalışmasını gerektirir.

Günlük Hayatta Beynimizin İki Tarafı Nasıl Birlikte Çalışıyor?

Aslında bunu anlamanın en kolay yolu günlük hayattan örnekler vermektir.

Bir kitap okurken kelimeleri tanımak, cümleleri anlamak ve okuduklarımızı hafızaya kaydetmek için beynimizin farklı bölgeleri birlikte çalışır.

Müzik dinlerken melodiyi algılar, ritmi takip eder, sözleri anlamlandırır ve aynı anda duygusal bir deneyim yaşarız.

Araba kullanırken gözlerimiz yolu takip eder, ellerimiz direksiyonu kontrol eder, ayaklarımız pedalları kullanır ve beynimiz aynı anda onlarca farklı bilgiyi değerlendirir.

Görüldüğü gibi günlük hayatta yaptığımız en basit işler bile beynimizin tek bir bölgesiyle değil, birçok farklı bölgesinin uyum içinde çalışmasıyla gerçekleşir.

Sağ Beyin ve Sol Beyin Testleri Güvenilir mi?

İnternette “Hangi beynini kullanıyorsun?” başlığıyla hazırlanan birçok eğlenceli test bulunur.

Bu testler ilgi çekici olsa da bilimsel bir değerlendirme aracı değildir. Birkaç soruya verilen cevaplarla kişinin beyninin hangi tarafını kullandığını belirlemek mümkün değildir.

Kişilik özellikleri, ilgi alanları ve düşünme biçimi beynin yalnızca tek bir yarım küresine bağlı değildir. İnsan davranışları çok daha karmaşık sinir ağları tarafından şekillenir.

Bu nedenle bu tür testlere eğlence amaçlı bakmak gerekir.

Beynimizi Daha Verimli Kullanmak Mümkün mü?

Her ne kadar beynimizin yalnızca belirli bir bölümünü geliştirmek mümkün olmasa da genel beyin sağlığını destekleyen alışkanlıklar kazanabiliriz.

Beynin aktif kalmasına yardımcı olabilecek bazı öneriler şunlardır:

• Düzenli fiziksel aktivite yapın.

• Kaliteli ve yeterli uyumaya özen gösterin.

• Yeni bilgiler öğrenmeye devam edin.

• Kitap okuyun.

• Bulmaca ve strateji oyunları oynayın.

• Yeni bir dil veya enstrüman öğrenmeyi deneyin.

• Dengeli beslenin.

• Sosyal ilişkilerinizi güçlü tutun.

• Kronik stresi yönetmeye çalışın.

Bu alışkanlıklar beynin farklı bölgelerini aktif kullanmanıza yardımcı olurken, bilişsel işlevlerin korunmasına da katkı sağlayabilir.

Beynimiz Hakkında Doğru Bilinen Yanlışlar

“İnsanlar beyninin sadece yüzde 10’unu kullanır.”

Bu doğru değildir. Günlük yaşamda beynimizin çok büyük bölümü farklı zamanlarda aktif olarak çalışır.

“Yaratıcı insanlar sadece sağ beynini kullanır.”

Yanlış. Yaratıcılık; hafıza, dikkat, planlama ve hayal gücü gibi birçok farklı beyin bölgesinin ortak çalışmasıyla ortaya çıkar.

“Matematikçiler tamamen sol beyinlidir.”

Yanlış. Matematiksel düşünme sırasında da görsel algı, dikkat ve hafıza gibi birçok sistem birlikte görev yapar.

“Sağ beyinli veya sol beyinli olmak kişiliği belirler.”

Bunun bilimsel bir karşılığı yoktur. Kişilik yapısı, genetik özellikler, çevresel faktörler ve yaşam deneyimleriyle birlikte şekillenir.

Beynimiz hâlâ tam olarak çözülememiş mucizevi bir organdır. Her geçen yıl yapılan yeni araştırmalar, düşündüğümüzden çok daha karmaşık bir yapıya sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu nedenle beynimizi tek bir yarım küreye indirgemek yerine, onu sürekli öğrenen, gelişen ve birbirine bağlı milyarlarca hücreden oluşan eşsiz bir sistem olarak görmek çok daha doğru olacaktır. Onu aktif tutan en önemli şey ise yeni şeyler öğrenmek, hareket etmek, kaliteli uyumak ve merak etmeye devam etmektir.

Yoruma Kapalı